Bir Unbiased Görünüm buz hokeyi nasil oynanir

Kurtulu§umuzu muteakip moral izniyle Tokyo’evet gonderiliyorduk. Tokyo. O rüya kenti bu yol bir güzel gorebilecegim niteleyerek askeri ugakta yuregim firlayacakmi§ halde garpiyordu. Fuji-Kapatma’yi Ginza Caddesi’ni, bu caddenin binbir renkli i§iklarini gorecek, Japonlarin kadinli erkekli yikandiklari Atami hamamlarinda ben de yikanacak, imparatorluk saraylarini gorecektim.

Mütekait miralay, parke pistin doğrudan geldigince bo§altilmasini, nikah masasinin gevresinde geni§ bir agiklik birakilmasini sagliyor. Herkesi, tüketmek igin onden kendilerine ayrilmi§ masalarina ya da ayakta münasip gorulmu§ yerlerine ki§aliyor. ilhan, annesinin koltuguna yakin, yalnız piste ve nikah masasina elan da yakin ozel, gigekli bir masaya Korgeneralle yakinlarini buyur ediyor.

Kadincagizda yeniden buyuk bir sug i§lemi§lik hali. Bir eziklik. Sut dokmu§ pisik kabil mazi son gekiliyor. Güya o bardagi kendisi firlatti duvara. Güya, epey ki§i ortasinda gelinle damadin herkesge gorulebilmelerini kırıcı yegâne sima o.

bomba, birer ate§li silah oldugunu hangisi gordu, hangisi Vietnam’da kanin sari sulara kari§tigini, oluk oluk akarak o sari sulari kizila boyadigini?

Ke§ke ben de henüz gaddar, kısaca elan parali olabilsem. Ondan sonra da yeterince imkân giksa onume. Diyelim Aysel. O bir kotu hastaliga yakalansa, bu yeryuzunde onu kurtarabilecek vahit canli yaratik da ben kalmi§ olsam ve ustune §eltoks sikarak i§ini tamam etsem!

Yaygin olan bir §ey var, dogru. Fakat mantar hastaligindan da kotu bir §ey. Birkag ussal ba§inda kayırıcı di§inda, igerdekilerin gogu di§ardakileri kugumseyerek mi bakiyorlar, elbet Aysel’in de buna kar§i bir savunusu olmali.

Hayrettin Ozkan, Tezel’in sozunden pek ho§nut, ama Nuri§ hanimefendi birçok gabalasa, o ho§nutlukta kendine agilan yere rahatga yerle§emiyor. Arada bir:

Ona son kat fakulte kapisinda rastlami§tim. Bana ırak bakmi§ti. Belki kaim gergeveli gozluklerinden oturu bana oyle gelmi§tir.

Bu bahis bul evde, ‘Hay ke§ke seni almasaydim’, ‘Hay ke§ke sana varmasaydim’lar; ‘Bir oglan doguramadin be!’, ‘Sen kusuru kendinde fasıla’lar; gidilen kuluplerde sarma§ dola§ olmalara gabuk donu§ur.

Nikah masasindan yana bakamiyorum. imparator’in o masadan yana gozucuyla bakarak ba§ini sebep iki tarafa sallayip durdugunu, git linke §u an’da yuzune zorla oturttugu bir gulumsemenin altindan dudaklarini münasebet kemirip durdugunu bilmiyorum.

Surucunun yardimcisi bir yol elan one gidip geldi. Sumcunun kulagina bir §eyler soyleyip sonuç dondu.

Ay§en’e nasil baktim? Bir a§ik kabil, ondan ote bir kalkan gibi bakmi§ olmaliyim. §u kalabaligin, yabancisi oldugum boyle bir toplulugun altinda ezilmemek igin ben de Ay§en’in bir aşk gigligiyla dolup ta§an gozlerine siginmi§ olmaliyim.

§imdiyse Tezel’e bakiyorum. “Bana bakip durma!” demesi ona bakip durmam igin bir gagriymi§ gibi. Onunsa igkisiz kalmamaktan ote bekledigi higbir §ey namevcut. Oyle gorunuyor. Aysel’in uzak sesini aninda unutmu§ bir Tezel bu. Degilse bile ispirto unutturur.

Ben muslugu agarken di§arda sanki yeniden borular galiniyordu. Trampetler vuruluyordu. Asansorun onunde ko§u§an bukanak sesleri, saygili çav tonlari... Sözde mahmuzlu gizmelerin §rak §rak birbirine vurulu§u.

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *